KAZA (YARGI )
MADDE - 66: Kaza/yargı, ilzam yolu üzere zoraki bağlayıcı şekilde hükmü bildirmektir. İnsanlar arasındaki anlaşmazlıkları neticeye bağlar, toplum hukukuna zarar veren şeyleri yasaklar, ister insanlarla yöneticiler veya memurlar arasında olsun, ister halife ile başkası arasında olsun, bütün şahısların arasındaki anlaşmazlıkları sonuçlandırır.
MADDE - 67: Halife, fıkıh ehlinden adil, akil, baliğ, müslim, hür ve erkek olan bir baş kadı tayin eder. İdari nizamnameye göre bu, diğer kadıları tayin, ceza ve görevden alma yetkisine sahiptir. Diğer mahkeme memurları, mahkeme işleri idaresini üzerine alan daire müdürüne bağlıdırlar.
MADDE - 68: Kadılar üç kısımdır:
1- Kadı: Ceza ve muamelat bakımından insanlar arasında olan davalara bakar.
2- Muhtesib: Toplum hakkına zarar veren aykırı hareketlere bakar.
3- Mezalim kadısı: Devletle insanlar arasında vaki olan anlaşmazlığa bakar.
MADDE - 69: Kadılık görevini üstlenen kimsede müslüman, hür, akil, baliğ, adil, fakih ve şeriat hükümlerini olaylara tatbikatta anlayışlı olmak şartları aranır. Mezalim kadılığı görevini üstlenenlerde, bu şartlara ilave olarak erkek ve müçtehid olmak şartları da aranır.
MADDE - 70: Kadı ve muhtesibin, kazada/ yargıda bütün beldelerdeki bütün davalara bakacak şekilde genel olarak tayin edilmesi caizdir. Özel bir mekan ve yargı çeşitlerine göre tayin edilmesi de caizdir. Fakat mezalim kadısı, yargı yönünden ancak genel olarak tayin edilir. Yer cihetinden ise memleketlerin her tarafına tayin edilmesi caiz olduğu gibi herhangi bir yerine tayini de caizdir.
MADDE - 71: Bir mahkemede hüküm verecek yalnız bir kadı bulunur. Bunun yanında bir veya daha fazla kadı bulunabilirse de bunların hüküm verme yetkileri yoktur. Ancak fikir verme ve istişare yetkileri vardır. Karar ve fikirler asıl kadıyı ilzam edemez.
MADDE - 72: Kadı, yalnız kaza/yargı meclisinde hüküm verebilir, delil ve yemin de ancak kaza meclisinde geçerli olur.
MADDE - 73: Davaların çeşitlerine göre mahkemelerin dereceleri değişebilir. Belirli bir sınıra kadar bazı kadıların, belirli davalara tahsis edilmesi mümkündür. Ve bunlardan ayrı olan davalar diğer mahkemelere bırakılabilir.
MADDE - 74: İstinaf, temyiz mahkemeleri yoktur. Bir davadaki hüküm kesinlik bakımından tek derecelidir. Kadı bir hükmü verince hükmü yürürlüğe konur. Mutlak surette diğer bir kadının hükmü onu bozamaz.
MADDE - 75: Muhtesib, hadler ve cinayetler dahil olmamak üzere haklarında davacı bulunmayan kamu hukukuna ait bütün davalara bakan bir kadıdır.
MADDE - 76: Muhtesib, kaza/yargı meclisine lüzum olmaksızın nerede olursa olsun genel düzene aykırı gördüğü bütün hareketlere akabinde hüküm vermek hakkına sahiptir. Hüküm ve emirlerini yerine getirebilmesi için emrine bir miktar polis kuvveti verilir. Ve hükmü derhal yerine getirilir.
MADDE - 77: Muhtesib, kendilerinde muhtesibte aranan şartlar bulunan kimseleri kendisine vekil seçmek ve onları muhtelif yerlere gönderme hakkına sahiptir. Bu vekiller tayin edildikleri mahal ve bölgelerde kendilerine bırakılan davalarda muhtesiblik yapmak yetkisine sahiptirler.
MADDE - 78: İster halifeden ister halife dışındaki yöneticilerden ve memurlardan, tebaadan veya başkasından, devlet otoritesine sahip herhangi bir şahıstan, meydana gelecek zulmü kaldırmak için nasbedilen kadıya Mezalim kadısı denilir.
MADDE - 79: Mezalim kadısı halife veya başkadı tarafından tayin edilir. Fakat onun muhasebesi, cezalandırılması ve azli/görevden alınması halife ya da halife yetki verdiğinde mezalim mahkemesi tarafından olur. Ancak o, halife ya da tevfiz muavini ya da başkadı aleyhine bir mezalim davasına bakarken azledilmesi doğru olmaz.
MADDE - 80: Mezalim mahkemesindeki kadılar bir veya daha fazla sayıyla sınırlandırılmaz. Halife mahkemenin kadı sayısı ne kadar olursa olsun, zulümleri ortadan kaldırmak için ihtiyaç nisbetinde mezalim kadısı tayin eder. Ancak hüküm verilirken bir kadıdan başkasının hüküm verme yetkisi yoktur. Kaza/yargı celsesi sırasında mezalim kadıları, hüküm veren kadıyla bulunabilirler. Fakat istişareden başka bir yetkileri yoktur ve hüküm veren kadı’nın onların fikirleriyle iş yapması mecbur değildir.
MADDE - 81: Mezalim mahkemesi halifeyi görevden almaya yetkili olduğu gibi devlet kademelerindeki her görevli ya da yöneticiyi görevden alma yetkisine de sahiptir.
MADDE - 82: Mezalim mahkemesi, ister devlet teşkilatındaki şahıslarla ilgili olsun, ister halifenin şer'î hükümlere muhalefetiyle alakalı olsun, ister halifenin benimsediği anayasa, kanun ve sair şer’î hükümlerin naslarının anlaşılmasıyla alakalı olsun, ister herhangi bir vergi istemeye ait olsun, isterse bunlardan başka bir şey olsun her çeşit zulüm davasına bakar.
MADDE - 83: Mezalim yargılamasında, yargı meclisi şart olmadığı gibi, davalının çağırılması ve davacının bulunması da şart değildir. Hiç bir kimse davacı olmazsa bile mezalim mahkemesi zulüm davalarına bakmaya yetkilidir.
MADDE - 84: Herkes dava ve müdafaalarında ister erkek olsun, ister kadın olsun, ister müslim olsun, isterse gayri müslim olsun dilediği kimseyi vekil tayin edebilir. Bu hususta vekil ile müvekkil arasında bir fark yoktur. Vekilin ücret alması caizdir ve aralarındaki anlaşmaya göre müvekkilden, ücret alma hakkına sahiptir.
MADDE - 85: Muhtesib, mezalim kadısı, memur, idareci ve halife gibi kamu işlerinde bulunanlarla, veli ve vasi gibi özel yetkili bulunanlar, yalnız vasi, veli veyahut halife, yönetici, memur ve mezalim kadısı veya muhtesib olması itibarı ile dava ve müdafaa hususundaki yetkilerinde, yerlerine vekil bulma hakkına sahiptir. Bu hususta davacı ile davalı arasında fark yoktur.
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır