<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>İSLAM ANAYASASI METNİ</title>
        <description></description>
        <link>http://darulummah.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 02:38:16 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Ve bir gün...</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/ve-bir-gun_14014681.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/ve-bir-gun_14014681.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG height=586 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://img186.imageshack.us/img186/1994/vebirgnwp8.jpg&quot; width=372 border=0&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://darulummah.blogcu.com/ve-bir-gun_14014681.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 21 Apr 2008 17:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DIŞ SİYASET</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/dis-siyaset_248247.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/dis-siyaset_248247.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 176: Siyaset, Ümmetin iç ve dış işlerini gütmektir. Ve bu, devlet ile Ümmet tarafından yapılır. Devlet bu işi bilfiil yapar, ümmet ise bu devletin davranışını muhasebe eder.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 177:&lt;/B&gt; Herhangi bir fert, parti, topluluk, kuruluş ve cemaatin hiçbir şekilde yabancı herhangi bir devletle ilişkisi olmaz. Devletlerle ilişki yalnızca İslâm Devleti tarafından kurulabilir. Zira fiili olarak Ümmetin işlerini yürütme hakkı yalnızca devlete aittir. Ümmet ve kuruluşlar, bu dış ilişkiden dolayı devleti muhasebe etmelidirler.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 178:&lt;/B&gt; Gaye vasıtayı meşru kılmaz. Çünkü metod düşünce cinsindendir. Haram yolu ile vacib veya mubaha ulaşılmaz. Siyasi araçlar siyasi metoda aykırı olamaz.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 179:&lt;/B&gt; Dış siyasette siyasi manevralar zaruridir. Siyasi manevralardaki kuvvet, iş ve hareketleri göstermek ve hedefleri gizlemekte toplanır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 180:&lt;/B&gt; Devletlerin işlediği cinayetleri ortaya çıkarmak, kaypak siyasetlerinin tehlikesini açığa çıkarmak, kötü ve gizli tertiplerini göstermek ve saptırıcı şahsiyetlerin maskelerini düşürmekte cesaret göstermek, en önemli siyasi üsluplardandır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 181:&lt;/B&gt; Fertlerin, ümmetlerin ve devletlerin işlerini başarmak hususunda, İslâmi fikirlerin büyüklüğünü göstermek, siyasi metodların en azametlisi sayılır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 182:&lt;/B&gt; Ümmetin siyasi meselesi, devletin şahsiyetinin kuvvetinde, devletin İslâm hükümlerini güzel tatbikinde ve devamlı olarak dünyaya yaymasında ifadesini bulan İslâm&amp;#8217;d.. ( &lt;a href=&quot;http://darulummah.blogcu.com/dis-siyaset_248247.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:53:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÖĞRETİM SİYASETİ</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/ogretim-siyaseti_248246.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/ogretim-siyaseti_248246.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 165: Öğretimde izlenecek programın esasının İslâm akidesi olması icabeder. Derslerin içeriği ve tedrisatın usulü de öğretimde bu esastan ayrılmamak üzere konulur.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 166:&lt;/B&gt; Öğretim siyaseti, İslâmi zihniyeti ve İslâmi nefsiyeti oluşturmaktan ibarettir. Bütün öğretimin içeriği bu siyaset üzerine kurulur.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 167:&lt;/B&gt; Öğretimden amaç, fertte İslâmi şahsiyeti oluşturmak ve hayat olaylarıyla alakalı genel ilim ve bilgiler ile insanları yetiştirmektir. Öğretim metodları, bu amacı gerçekleştirecek şekilde kurulur ve bu amacın tersine, hilafına sevk eden her metod men edilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 168:&lt;/B&gt; İslâm ve Arapça ilimleri için haftada verilecek dersler sayı ve zaman bakımından diğer ilimler için verilecek dersler gibi olmalıdır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 169:&lt;/B&gt; Öğretimde tecrübi ilimler ve buna bağlı matematik gibi ilimlerle kültürel bilgiler birbirlerinden ayırt edilmelidir. Tecrübi ilimlerle bunlara bağlı olanlar ihtiyaca göre ve herhangi bir öğretim merhalesi ile sınırlandırılmadan öğretilir, fakat kültürel bilgiler, İslâm hüküm ve fikirlerine aykırı olmayacak şekilde ilk ve orta öğretime ayrılan iki aşamada verilir. Yüksek öğretimde ise, öğretimin gaye ve siyasetinden uzaklaşmamak şartıyla, kültürel bilimler de tecrübi ilimler gibi öğretilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 170:&lt;/B&gt; Bütün öğretim kademelerinde İslâmi kültür öğretimi icab eder. Yüksek öğretimde ise, tıp, mühendislik, fiziki ilimler ve bunlara benzer bilgiler için özel bölümler ayrıldığı gibi çeşitli İslâmi ilimler için de ayrı ayrı bölümler açılır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:52:01 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İKTİSADİ NİZAM</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/iktisadi-nizam_248243.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/iktisadi-nizam_248243.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 119: İktisadi siyaset, toplumun ihtiyaçlarını doyurma açısından bakıldığı zaman, toplumun üzerinde olması gereken duruma bakmaktır. Toplumun üzerinde bulunması gereken durum, ihtiyaçları karşılamak için esas olarak ele alınır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 120:&lt;/B&gt; İktisadi problem, malları ve menfaatleri tebaanın bütün fertlerine dağıtmak, mülk sahibi olmak ve çalışmak imkanını vererek onları mallardan faydalanmaya muktedir kılmaktır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 121: &lt;/B&gt;Fert fert bütün fertlerin bütün temel ihtiyaçlarının tam bir şekilde karşılanmasını garanti etmek gerekir. Her ferde, temel ihtiyaçlarından başka lüks ihtiyaçlarını mümkün mertebe en yüksek bir seviyede karşılamasına imkan vermek gereklidir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 122:&lt;/B&gt; Mal, yalnız Allah'ındır; insanı yerine vekil bırakmış ve bu suretle insanın mülkiyet hakkı olmuştur. Mal edinme iznini veren de Allah'tır, bu özel izinle de onun fiili mülkiyeti meydana gelmiştir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 123:&lt;/B&gt; Mülkiyet üç çeşittir.&lt;/P&gt;



&lt;P align=justify&gt;Ferdi Mülkiyet&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Kamu Mülkiyeti&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;3-&lt;/B&gt; Devlet Mülkiyeti&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 124:&lt;/B&gt; &lt;I&gt;Ferdi mülkiyet&lt;/I&gt;, nisbet edildiği kimseye bir şeyden faydalanmak ve onun mukabilinde karşılık almak imkanını veren mal ve menfaatle takdir edilmiş şer&amp;#8217;î bir hükümdür.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 125:&lt;/B&gt; .. ( &lt;a href=&quot;http://darulummah.blogcu.com/iktisadi-nizam_248243.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:52:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İÇTİMAİ NİZAM</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/ictimai-nizam_248241.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/ictimai-nizam_248241.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 108: Kadında asıl olan anne ve evin terbiyecisi olmaktır. Kadın korunması gereken bir namustur.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 109:&lt;/B&gt; Asıl olan, kadınların erkeklerden ayrılmasıdır. Alış veriş gibi şeriatın müsaade ettiği ihtiyaçlar veya hac gibi kendisi için müsaade edilmiş toplantılar haricinde kadınlar erkekler ile bir arada bulunmazlar.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 110:&lt;/B&gt; Erkeklere verilen haklar kadınlara da verilir. Erkeklere yüklenen yükümlülük kadınlara da yüklenir. Ancak İslâmiyetin kadın ve erkeklere şer&amp;#8217;î delillerle tahsis ettiği haklar müstesnadır. Kadın da ticaret, ziraat ve sanayi işlerine katılmak muamelat ve akitlerde bulunmak hakkına sahiptir. Her nevi mülke sahip olur. Kendi başına veya başkasıyla malını çoğaltabilir. Hayat işlerinin hepsine bizzat katılabilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 111:&lt;/B&gt; Kadın, devlet memurluğuna tayin edilir. Ümmet Meclisine üye seçmesi ve bu meclise kendisinin üye seçilmesi halife seçimine katılması ve ona biat etmesi caizdir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 112:&lt;/B&gt; Kadın, yönetici yetkisine sahip değildir. Halife olamaz. Vali ve amil olamaz. Yönetimden sayılan herhangi bir işi de üstlenemez.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 113:&lt;/B&gt; Kadın, genel ve özel hayatta yaşar. Genel hayatta açık saçık olmamak yalnız el ve yüzü görünmek şartıyla, kadınlarla, mahrem erkeklerle ve yabancı erkeklerle bir arada bulunabilir. Özel hayatta ise ancak kadınlarla ve mahremleriyle bir arada bulunabilir. Fakat yabancı erkeklerle bir arada bulunamaz. Her iki halde de kadın bütün şer&amp;#8217;î hükümlere bağlıdır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 114:</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:51:01 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÜMMET MECLİSİ</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/ummet-meclisi_248238.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/ummet-meclisi_248238.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 101: Görüşleriyle müslümanları temsil eden, halifenin başvuracağı şahıslara Ümmet Meclisi denir. İslâm hükümlerinin kötü uygulanmasını veya yöneticilerin zulmünü şikayet için gayri müslimler de Ümmet Meclisine üye olabilirler.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 102:&lt;/B&gt; Ümmet Meclisi seçimle oluşur.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 103:&lt;/B&gt; Hilâfet Devleti&amp;#8217;nin tabiiyetini taşıyan herkes, erkek olsun, kadın olsun, müslüman olsun, gayri müslim olsun, akil ve baliğ olunca Ümmet Meclisine üye olmak hakkına sahiptir. Şu var ki gayri müslimlerin ümmet meclisindeki üyeliği, İslâm&amp;#8217;ın kötü tatbik edilmesi yahut yöneticilerin zulmüne ait şikayetleri göstermekle sınırlıdır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 104:&lt;/B&gt; Şura, mutlak şekilde görüş almaktır. Meşveret ise, bağlayıcı görüş almaktır. Teşr'i (şer&amp;#8217;î hükmü çıkartma ve benimseme işi), tarif, gerçekleri ortaya çıkartma gibi fikri hususlar, fenni ve ilmi hususlar meşveretten değildir. Fakat bunlardan başka hususlar meşveret konusuna girer.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 105:&lt;/B&gt; Şura, sadece müslümanların hakkıdır. Bu sahada gayri müslimlerin hakkı yoktur. Fakat fıkir belirtmek nıüslim ve gayri müslim tebadan herkes için caizdir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 106:&lt;/B&gt; Şura konusuna giren ve meşveret türünden olan meseleler çoğunluk yöntemiyle kabul edilir. Fakat verilen kararın yanlış veya doğru oluşuna bakılmaz. Şura konusuna giren fakat meşveretten olmayan diğer hususlarda, çoğunluğa veya azınlığa bakmaksızın doğruluk aranır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 107:&lt;/B&gt; Ümmet Meclisinin şu dört yetkisi vardır:.. ( &lt;a href=&quot;http://darulummah.blogcu.com/ummet-meclisi_248238.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:51:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İDARİ TEŞKİLAT</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/idari-teskilat_248237.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/idari-teskilat_248237.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 95: Devletin işlerini ve insanların maslahatlarını idare işi, maslahatgüzarlıklar, daireler ve müdürlükler tarafından yürütülür. Bunlar devletin işlerini ve insanların maslahatlarını yerine getirmek için çalışırlar.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 96:&lt;/B&gt; Maslahatgüzarlıkların, dairelerin ve müdürlüklerin siyaseti, uygulamada basitlik ve kolaylık, işleri yerine getirmede çabukluk, işleri idare etmede işi üstlenecek kimselerin ehil olması esasları üzerinde kaimdir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 97:&lt;/B&gt; Tebaadan olup ehliyet kesbeden herkes, erkek olsun, kadın olsun, müslim olsun veya gayri müslim olsun maslahatgüzar veya daire müdürü tayin edilebileceği gibi hu dairelerde memur olarak da tayin edilebilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 98:&lt;/B&gt; Her maslahatgüzarlık için bir genel müdür, her daire ve her müdürlük işlerini yürütecek birer müdür tayin edilir. Bu müdürler işlerden direkt olarak sorumludurlar. Bu müdürler işleri yerine getirme hususunda maslahatgüzarlık genel müdürleri veya daire müdürleri ve müdürlük başkanları karşısında sorumlu olurlar. Fakat hükümlere ve genel nizamlara bağlanma hususunda vali ve amil karşısında sorumlu olurlar.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 99:&lt;/B&gt; Bütün nıaslahatgüzarlıklar, daire ve müdürlüklerdeki müdürler, ancak idari düzenlerin gerektirdiği sebepten dolayı azledilirler. İşlerinden başka bir işe nakledilebilirler, yine bu işte durdurulabilirler. Bunların tayini, nakli, durdurulmaları, terbiye ve cezalandırılmaları ve azli bulundukları maslahatgüzarlıkların genel müdürlüklerini veya dairelerini ya da müdürlüklerini yürütenler tarafından gerçekleştirilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 100:</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:50:02 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>VALİLER</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/valiler_248236.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/valiler_248236.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 86: Devletin yönettiği memleketler &amp;#8220;vilayet&amp;#8221; ismini alan kısımlara bölünür. Her bir vilayet &amp;#8220;amillik&amp;#8221; adında kısımlara ayrılır. Vilayet idaresini üzerine alana Vali veya Emir, Amillik idaresine atanana da Amil veya hakim adı verilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 87:&lt;/B&gt; Valiler, halife tarafından, amiller ise halife ve kendilerine yetki verildiği takdirde valiler tarafından tayin edilirler. Muavinliklerdeki şartların valilik ve amilliklerde de bulunması şarttır. Erkek, Hür, Müslüman, Akil, Baliğ ve Fasık değil adaletli olmaları ve tayin edilmiş oldukları idarede ehil olmaları şarttır. Takva ehli ve kuvvetli kimselerden seçilirler.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 88:&lt;/B&gt; Vali, halifenin naibi olarak vilayetinde, yönetim ve devlet dairelerindeki idari işleri denetim yetkilerine sahiptir. Böylece tefviz muavininin devletteki bütün salahiyetlerine vali de kendi vilayetinde sahiptir. Ordu, kaza/yargı ve maliyeden başka emirliği ile ilgili olan bütün işlere bakma, vilayet ahalisi üzerine emirlik yapma hakkı vardır. Ancak polis idare bakımından değil de faaliyeti bakımından onun emrindedir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 89:&lt;/B&gt; Vali, emirliğinin gereğince ifa ettiği şeyleri halifeye bildirmeye mecbur değildir. Bu hususta ihtiyarına bağlıdır. Yeni bir fikre ve müzakereye muhtaç olan herhangi bir mesele ortaya çıkarsa onu halifeye bildirir. Aldığı emre göre hareket eder. Eğer emri beklemenin işin bozulmasına neden olacağından çekinirse bu takdirde bu işi yapar ve onu daha önce arz edemeyiş sebeplerini mecburi olarak halifeye bildirir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 90:&lt;/B&gt; Her vilayette vilayet halkından seçilmiş bir meclis bulunur. Ve bu mecl.. ( &lt;a href=&quot;http://darulummah.blogcu.com/valiler_248236.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:50:01 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KAZA (YARGI )</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/kaza-yargi_248234.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/kaza-yargi_248234.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 66: Kaza/yargı, ilzam yolu üzere zoraki bağlayıcı şekilde hükmü bildirmektir. İnsanlar arasındaki anlaşmazlıkları neticeye bağlar, toplum hukukuna zarar veren şeyleri yasaklar, ister insanlarla yöneticiler veya memurlar arasında olsun, ister halife ile başkası arasında olsun, bütün şahısların arasındaki anlaşmazlıkları sonuçlandırır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 67:&lt;/B&gt; Halife, fıkıh ehlinden adil, akil, baliğ, müslim, hür ve erkek olan bir baş kadı tayin eder. İdari nizamnameye göre bu, diğer kadıları tayin, ceza ve görevden alma yetkisine sahiptir. Diğer mahkeme memurları, mahkeme işleri idaresini üzerine alan daire müdürüne bağlıdırlar.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 68:&lt;/B&gt; Kadılar üç kısımdır:&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;1-&lt;/B&gt; &lt;I&gt;Kadı:&lt;/I&gt; Ceza ve muamelat bakımından insanlar arasında olan davalara bakar.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;2-&lt;/B&gt; &lt;I&gt;Muhtesib:&lt;/I&gt; Toplum hakkına zarar veren aykırı hareketlere bakar.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;3-&lt;/B&gt; &lt;I&gt;Mezalim kadısı:&lt;/I&gt; Devletle insanlar arasında vaki olan anlaşmazlığa bakar.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 69:&lt;/B&gt; Kadılık görevini üstlenen kimsede müslüman, hür, akil, baliğ, adil, fakih ve şeriat hükümlerini olaylara tatbikatta anlayışlı olmak şartları aranır. Mezalim kadılığı görevini üstlenenlerde, bu şartlara ilave olarak erkek ve müçtehid olmak şartları da aranır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 70:&lt;/B&gt; Kadı ve muhtesibin, kazada/ yargıda bütün beldelerdeki bütün davalara bakacak şekilde genel olarak tayin edilmesi caizdir. Özel bir mekan ve yargı çeşitlerine göre tayin e.. ( &lt;a href=&quot;http://darulummah.blogcu.com/kaza-yargi_248234.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:50:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ORDU</title>
            <link>http://darulummah.blogcu.com/ordu_248233.html</link>
            <guid>http://darulummah.blogcu.com/ordu_248233.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 56: Cihad müslümanlara farzdır. Askeri eğitim de mecburidir. Bu nedenle onbeş yaşına basan her müslüman erkeğin cihada hazırlanmak için askeri eğitim görmesi farzdır. Fakat asker olmak farz-ı kifayedir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 57:&lt;/B&gt; Ordu iki kısımdır: &lt;I&gt;Birinci kısım;&lt;/I&gt; İhtiyati askerler ki, müslümanlardan silah taşıyabilecek olanlardır. &lt;I&gt;İkinci kısım&lt;/I&gt;, daimi askerler ki, memurlar gibi kendilerine devlet bütçesinden maaş tahsis edilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 58:&lt;/B&gt; Silahlı kuvvetler tek bir kuvvettir, o kuvvet de ordudan ibarettir. Ordudan özel fırkalar seçilerek özel şekilde düzenlenir ve belirli bir kültür verilir. Bu fırkalara polis denilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 59:&lt;/B&gt; Polise genel düzeni koruma, iç güvenliği denetleme ve yürütme ile ilgili görevler verilir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 60:&lt;/B&gt; Ordu için sancak ve flamalar yapılır. Halife ordu komutanlığına tayin ettiği kişiye sancağı teslim eder. Fakat flamaları ordu komutanları verir.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 61:&lt;/B&gt; Halife ordunun baş komutanıdır. Kendisi kurmay başkanını tayin ettiği gibi her orduya ve her kolorduya komutan tayin eder. Geri kalan ordu rütbelerini ise komutanlar tayin eder. Kurmaylıkta tayin ve terfiler ise harp bilgi derecesine göre kurmay başkanı tarafından yapılır.&lt;/P&gt;&lt;B&gt;
&lt;P align=justify&gt;MADDE - 62:&lt;/B&gt; Bütün ordu; özel ordugahlar da tek bir ordu haline getirilir. Ancak bazı ordugahların muhtelif vilayetlere ve bazılarının stratejik mevkilere konması icabeder. Bazıları da devamlı nakil ve hareket edebilecek vurucu kuvvet haline konur. Askeri .. ( &lt;a href=&quot;http://darulummah.blogcu.com/ordu_248233.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 18:49:01 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://darulummah.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>