6/2/2006 ·

ÜMMET MECLİSİ

MADDE - 101: Görüşleriyle müslümanları temsil eden, halifenin başvuracağı şahıslara Ümmet Meclisi denir. İslâm hükümlerinin kötü uygulanmasını veya yöneticilerin zulmünü şikayet için gayri müslimler de Ümmet Meclisine üye olabilirler.

MADDE - 102: Ümmet Meclisi seçimle oluşur.

MADDE - 103: Hilâfet Devleti’nin tabiiyetini taşıyan herkes, erkek olsun, kadın olsun, müslüman olsun, gayri müslim olsun, akil ve baliğ olunca Ümmet Meclisine üye olmak hakkına sahiptir. Şu var ki gayri müslimlerin ümmet meclisindeki üyeliği, İslâm’ın kötü tatbik edilmesi yahut yöneticilerin zulmüne ait şikayetleri göstermekle sınırlıdır.

MADDE - 104: Şura, mutlak şekilde görüş almaktır. Meşveret ise, bağlayıcı görüş almaktır. Teşr'i (şer’î hükmü çıkartma ve benimseme işi), tarif, gerçekleri ortaya çıkartma gibi fikri hususlar, fenni ve ilmi hususlar meşveretten değildir. Fakat bunlardan başka hususlar meşveret konusuna girer.

MADDE - 105: Şura, sadece müslümanların hakkıdır. Bu sahada gayri müslimlerin hakkı yoktur. Fakat fıkir belirtmek nıüslim ve gayri müslim tebadan herkes için caizdir.

MADDE - 106: Şura konusuna giren ve meşveret türünden olan meseleler çoğunluk yöntemiyle kabul edilir. Fakat verilen kararın yanlış veya doğru oluşuna bakılmaz. Şura konusuna giren fakat meşveretten olmayan diğer hususlarda, çoğunluğa veya azınlığa bakmaksızın doğruluk aranır.

MADDE - 107: Ümmet Meclisinin şu dört yetkisi vardır:

Birincisi: a-) İç işlerinde meşveret kelimesinin intibak ettiği mefhum içine girecek her şeyde Ümmet Meclisinin görüşünü almak gerekir. Şöyle ki; yönetim, öğretim, sağlık, iktisadi ve bunlara benzer işlerde görüş alınır. Bu hususlardaki meclisin görüşü bağlayıcıdır. Meşveret kelimesinin intibak ettiği mefhum dışında kalacak şeylerde de Ümmet Meclisinin görüşünü almak gereklidir. Fakat, ordu dış siyaset ve maliyede Ümmet Meclisin görüşünü almak gerekmez.

b-) Dahili, harici, mali, askeri, bilfiil devlette meydana gelen bütün işlerde hesap sormak, Ümmet Meclisinin hakkıdır ve aldığı karar şeriata aykırı olmadıkça uyulması mecburidir. Şeriat cihetinde Ümmet Meclisiyle yöneticiler bir iş hakkında ihtilafa düşerlerse Mezalim mahkemesine başvurulur.

İkincisi: Ümmet Meclisi valilerle muavinler için hoşnutsuzluk göstermek hakkına sahiptir. Aynı zamanda bu hususta görüşü bağlayıcıdır. Halife derhal onları görevden almak mecburiyetindedir.

Üçüncüsü: Halife, anayasa ve kanunlarla ilgili olarak benimsemek istediği hükümleri Ümmet Meclisine gösterir. Bu meclisteki müslüman üyeler bu hükümleri tartışıp görüş bildirmek hakkına sahiptirler. Bu husustaki görüşleri halifeyi bağlayıcı değildir.

Dördüncüsü: Halifelik için adayların sayısını sınırlandırma hakkı, Ümmet Meclisindeki üyelerden yalnız müslümanlara aittir. Bu husuta görüşleri bağlayıcıdır. Onların gösterdiklerinden başkası aday kabul edilmez.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »